Minik kelebeğimiz konuşma becerisini biraz erken elde etmiş oldu. 20 aylıkken dört kelimeyi bir araya getirmişti ve onun dışında neredeyse tüm derdini anlatabiliyordu. Neredeyse doğduğu ilk aylardan itibaren ona hep kitap okudum, konuşurken gözlerinin içine bakıp kelimeleri tek tek hecelemeye çalıştım. Sürekli şarkı söyledim ve hikayeler anlattım. Tüm bunların kızımızın erken dil gelişiminde etkili olduğunu düşünüyorum. Tabi bir de kızlar erkek bebeklere göre daha erken konuşuyor derler... 21. aydan itibaren fiilleri doğru zamana göre (geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman) kullanmaya başladı ve kelimelere doğru takılar getiriyordu (annecim babama gitmek istiyorum, kitapta bir resim gördüm, vb.)
İki yaşına girdiğinde minik kelebek karmaşık cümleler kurmaya başlamıştı. Bazen öyle şeyle söylüyor ki sanki içine koca bir kız çocuğu girmiş gibi...

Ancak dil gelişimi bu kadar güzel giderken ne yazık ki yaşadığımız krizler ve ağlamalar bizi erkenden yormaya başladı. "Terrible twos" dedikleri iki yaş krizlerine bir buçuk yaşında girdik sanırım. Gereksiz ağlamalar, tepinmeler, bağırmalar ve inatlaşmalar... Kimliğini bulmaya çalışan bebek ne yazık ki bir yandan da ebeveynlerinin sabır katsayısını deniyor. Allah'tan her gün böyle değil ama ne zaman krizin geleceği konusunda uzun bir süre korku yaşadık:) Bir yandan her istediğini yapmayacağız diyoruz bir yandan da sonunda bizi beklemeyen ve hiç bitmeyecek gibi gelen ağlama krizlerine dayanamıyoruz. Kıyamamak değil ama belli bir süre sonra sizin de sinirleriniz buna katlanamıyor sanırım çünkü ağlamasının boş yere olduğunu ve sırf bir inat uğruna olduğunu görüyorsunuz. Ama sanırım çoğu kriz zamanlarında o galip geliyor. Bir makaleden okuduğuma göre çocuk 3,5-4 yaşına gelmeden kuralları anlayamazmış. O yüzden siz ona ne kadar ceza da verseniz nedenini bir türlü algılayamıyor ve bu yüzden de sürekli aynı şeyi yapıyor zaten. Bizimkisi yere bardağından su döküyor, ardından "özür dilerim bi daha yapmıcam" diyor, ve bardağı verdiğimizde iki dakika sonra aynı şeyi yapabiliyor... O yüzden de bu iki yaş krizleri ebeveynler için daha bir yorucu oluyor. Uzmanların bazıları ağlama krizleri geldiğinde onun güvende olduğundan emin olduktan sonra yalnız bırakmanızı ve ağlaması geçtikten sonra yanına gitmenizi öneriyor. Ben de çoğunlukla "ağladığın sürece ben mutfakta olucam" gibi şeyler söylüyorum ve odasından çıkıyorum. Evet bir süre hala ağlamaya bağırmaya devam ediyor, beni takip ediyor diğer odalara kadar... Ancak ben ilgilenmediğimde bir süre sonra susuyor. Tabi bu kolay olmuyor... Diğer bir yol da daha krizin başındaysa (bunu tecrübe kazandıktan sonra yapabildik) ilgisini başka yöne çekmek. Saçma şeylerle ilgisini dağıtabilirsiniz. Mesela bizimki bir kriz anında "pirinç ayıklayalım mı?" gibi o an bize epey bir saçma gelen ama ona ilginç gelen bir teklife olumlu yanıt verdi ve sakinleşti:) Ancak burada önemli olan o kriz şiddetlenmeden önce ilgisini dağıtmak çünkü bazen öyle ağlıyor gözü hiç bir şey görmüyor. Konuşması tamamen çelişkilerle dolu oluyor (annem gelsin, annem gitsin, dedem beni alsın dedem beni bıraksın, vb.)
Okuduğum her yerde annelerin sakin ve sabırlı olmaları yazıyordu ve ben de bu kadar abartılacak ne olabilir diyordum ancakk... bazen sabrımın tükendiğini hissediyorum. O zamanlarda en iyisi başka bir yere gitmek sanırım çünkü ona bağırmak hiç bir şeyi düzeltmiyor aksine o daha da bağırıyor...Şimdi iki buçuk yaşına geldik, ancak krizlerimiz geçmedi. Ara ara devam ediyor. Sanırım işte olduğumuz için de bize biraz kızıyor ve geldiğimizde bizi bir şekilde cezalandırıyor. Doktorumuz bu krizlerin bazı çocuklarda 5 yaşına kadar ara ara devam ettiğini söyledi:( Bilemiyorum ama anne baba olmak gerçekten emek ve sabır gerektiriyormuş...
Resim: naijahousewives.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder